Akordiyon, Türkiye'de yirminci yüzyılın başından itibaren yaygınlaşmış ve halk müziğine yerleşmiştir. Yaygınlaşma kentlerden köylere doğru ilerlemiştir.
Çalgı özellikle Trakya, Ege ve Karadeniz yörelerinde oyun havası icrasında kullanılmıştır. Yöre icracıları çalgıyı kendi tavrına uyarlamıştır.
Kolay taşınabilmesi ve hem ezgiyi hem eşliği tek başına verebilmesi yaygınlaşmasını sağlamıştır. Bu üstünlük çalgıyı öne çıkarmıştır.
Topluluk ve eğlence icralarında akordiyon uzun süre tek başına bir topluluk işlevi görmüştür.
Sağ el ezgiyi, sol el hem basları hem ritmik eşliği taşır ve doku tamamlanır. Doku tek çalgıyla tamamlanır.
Perdeli bir çalgı olduğu için Türk müziğinin komalı sesleri doğrudan çalınamaz. Perde yapısı yarım seslerle sınırlıdır.
Bu nedenle dağar, çalgının perde yapısına uyan ezgiler arasından seçilir. Seçim öğretmenle birlikte yapılır.
Komalı ses gerektiren makamlar ya uyarlanır ya da dağar dışında bırakılır.
Uyarlama sırasında ezginin karakterini bozmayacak en yakın perdeler kullanılır. En yakın perdeler kulakla belirlenir.
Bu uyarlamalar öğretmen gözetiminde yapılır ve yazıya geçirilir. Yazıya geçirme çalışmayı kalıcı kılar.
Derslerimizde Türk müziği dağarı çalgının yapısına uygun biçimde seçilerek işlenir. Uyarlamalar ders defterine yazılır.